BU ARABA BU YOLDA GİTMEZ!

19 Şubat 2026 Perşembe 17:24

Mersin TSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, “Biz 250 km hızla giden bir arabada gidiyoruz. Bu araba stabilize bir yolda gitmez. Önünü açacak yollar yapmamız lazım. Hız 300’e çıkınca yol arabanın hızının hakkını veremez” uyarısı yaptı.

 

Haber Merkezi

 

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Kanal 33 – Sun TV ortak yayınında yayımlanan Gündemin Nabzı programında Fatih Alkar’ın sorularını yanıtladı.

“Kentte ekonomiden nüfusa, yeni dönüşen iklim şartlarından sosyal hayata tüm alanlar birlikte planlanmalı ve buna Kıbrıs da dahil edilmeli” uyarısı yapan Çakır, 2075 vizonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

 

“BİZ 250 KM HIZLA GİDEN BİR ARABAYA BİNİYORUZ, BU ARABA BU YOLDA GİTMEZ”

Geçen hafta kente gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz bir vizyon çizdiklerin anımsatan Başkan Çakır, “Bu, Türkiye’de ilk kez olan bir durum. Biz bindiğimiz arabayı biliyoruz. 250 km hızla giden bir arabada gidiyoruz. Bu arabaya yol yapılmalı. Stabilize bir yolda gitmez. Bunun önünü açacak yollar yapmamız lazım. Araba hızlandıkça hızlanıyor. 300’e doğru hız çıkınca yol arabanın hızının hakkını veremez.

 

MERSİN’İN BÜYÜK FIRSATLARI VAR!

Mersin’in büyük fırsatları olduğunu en baştan beri söyledik seçildiğimiz günden bu yana. Bizler de bunu görüyoruz. Bizim Mersin’i artık kendi halinde düzelmesi mantığıyla hareket etmemeliyiz. TOBB’a bağlı TEPAV vakfımız var. Geleceğin şehrinin nasıl planlayabiliriz 2050’de 2075’te Mersin nerede olacağıyla ilgili ÇKA ile birlikte bir proje başlatıyoruz. Mersin’in geleceğini planlayalım diyoruz. Ona göre bakanlıklarla yerel yönetimlerimizle konuşacağız bu kimsenin tek başına yapacağı bir konu değil işbirliği içinde biz de destek vererek 2075 planlarını yapalım diyoruz. Özel bir planlama yapılırsa tüm Türkiye’ye örnek olabilir.

 

“MERSİN PLAN YAPMALI”

Biz ticari olarak ne yapmalıyız, iklim değişiyor ne yapmalıyız, kentsel dönüşüm, nüfusu nasıl dengeleriz tüm planları yapmalıyız. Mersin’i düşünürken Kıbrıs’ı da dahil etmeliyiz dedik. Cumhurbaşkanı yardımcısının hoşuna gidince Adana’da eklenemez mi dedi. Biz de düşünüyorduk ama sonra Adana’yı dahil edecektik.

 

“TÜM YOLLAR MERSİN’E ÇIKIYOR”

Hızlı tren Gaziantep Adana’ya oradan Ulukışla ve Samsun’a kadar devamı olacak. O da kıymetli bir çalışma. Havalimanımız bitti. Limanımız var Ana konteyner limanına elzem ihtiyaç olacak bugünden onun çalışmaları yapılmalı. Türkiye’nin geleceği Mersin. Türkiye geleceğini Mersin’e göre kuruyor. Sanayi koridorları, Samsun, Şırnak, Filyos koridorları buradan yükünüzü raylı sistemle Zonguldak’a oradan boğazlara girmeden Köstence ve Roterdam’a kadar taşıyabiliyorsunuz. Hazır ve ucuz maliyetli bir güzergah. Bu yolların hepsi Mersin’e çıkıyor. Biz de Mersin’in 2075’ini planlamalıyız dedik.

Demiryolu havayolu, karayolu var o zaman buraya önemli bir lojistik merkez kurmalıyız dedik. Kargo taşıması, yeni konteyner limanı yapılmasından vazgeçmedik. Adana’ya da yapılsın ama asıl liman buraya olacak. Adana’ya yapıldı oldubitti değil. Mühim olan büyük hatların buraya uğraması. Hatlar gelmezse sen istediğin kadar liman yap. Hatları buraya getirmek lazım 6 büyük hattın gelmesi lazım. Adana’ya gelmesi kolay değil” dedi.

 

“GÖÇ, İSTİHDAMA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ”

Yeni sanayi koridorları çalışmasının da Mersin için önemine dikkat çeken Hakan Sefa Çakır, “Şu andaki koridorlar yapılınca 14 şehri etkiliyor. Samsun – Mersin sanayi koridoru örneğin 14 şehri etkileyecek. Mevcut sanayilerin de 11 katı fazla OSB’ler demek. Bunun altyapısında istihdam sorununu çözmemizi gerektiriyor. Nüfus aynı kalıyor alan büyüyor, üretim büyüyor. İstihdama ihtiyaç var. Doğum oranlarına bakınca 1,4’te. Doğumla ilgili sorun var. Bizim ne olursa olsun dışarıdan kendi insanımızın dışında insanlar gelmesi gerekecek. Göç idaresiyle planlanarak kontrollü gelip çalışıp gidecek bir düzen ayarlanmalı. İstihdam tarafı da düzenlenmeli.

Doğum oranı artmalı, işgücünün artması için kadınların işe girmesini sağlamak lazım. Bunun için kreşler çok yetersiz sayısı artırılmalı. Meslek okullarında doğru eğitimler vermemiz lazım” ifadeleri kullandı.

 

“MERSİN’DEN İSKENDERİYE’YE RO-RO İLE GİDİP SUUDİ ARABİSTAN VE KÖRFEZ ÜLKELERİNE DEVAM ETMESİ SAĞLANMALI”

Önceki hafta Mısır’da gerçekleştirdikleri temasları da değerlendiren Çakır, şunları söyledi; “TOBB Başkanımızın Cumhurbaşkanımızın da katıldığı, Mısır Cumhurbaşkanı’nın da katıldığı bir toplantı. 400-500 kişilik Türk iş insanları olarak çıkarma yaptık. Ekonomiyle ilgili toplantılar yapıldı. Burada biz Port Said TSO ile bir protokol imzaladık. Ulaşımla ilgili ne yapabiliriz? Daha önce uyguladığımız Ro-Ro seferlerini yeniden hayata geçirebilir miyiz diye çalışma yaptık. Bizim de nasıl ABD’de AB’de bir ayrışma var biz de kendi hinterlandımızdaki ülkelerle belirli anlaşmalarla güç birliği yapmamız lazım. Buna bizim de Körfez’in de ihtiyacı var.

Mersin’den İskenderiye’ye Ro-Ro ile gidip Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerine devam etmesi sağlanmalı. Yanımızdaki Akdeniz ülkelerinde bir iş birliği yaparak güç birliği nasıl yapabileceğimize yönelik çalışacağız.

 

GÖZLER SURİYE’NİN YENİDEN İNŞASINDA

Ciddi bir potansiyel var orada ama halen sular durulmuş değil. Ortalık karışık bu olumsuzluğu bekliyoruz. İş insanlarımız orada çalışıyor ama hızlı hareket yok. Bu arada altyapı çalışmaları yapılıyor. Yeni OSB’ler kurulması için TOBB’un çalışması var. Biz odalarla nasıl işbirliği yapabileceğimize bakıyoruz. Orada Lazkiye TSO ile işbirliğimiz var. Feribot seferleri nasıl yaparız bakıyoruz ama sular durulmuş değil.

Bölgemiz özel bir bölge. İpekyolu gelip Mersin’de kesişiyor. Tüm yollar Mersin’e çıkıyor. Bander Abbas’tan Hürmüz Boğazı’na Habur’a Şırnak ve Mersin’e gelme. Samsun’dan Mersin’e gelen sanayi koridorlarımız var. Filyos koridoru var. Lojistikle ilgili ana noktalar hep Mersin’de buluşuyor. İran bir şekilde Mersin’i de etkileyecek. Olumlu olumsuz yanlarını tartışmak lazım. Olmaması yönünde mücadele verildiğini biliyoruz.”

 

MERSİN HAK ETTİĞİ YERDE DEĞİL”

Mersin’in çok dinamik, hareketli bir şehir olduğun dile getiren Hakan Sefa Çakır, “Burada farklı bir sinerji var. Mersin hep söylediğimiz gibi hak ettiği yerde değil. Artık uyuyan dev uyandı ve kendi kabuğuna sığmaz bir noktada. Mersin’i artık marka bir kent haline getirmeliyiz. Bununla ilgili çalışma da yapacağız. Mersin’in Ankara, İstanbul ve uluslararası boyutta nasıl tanınabileceğine dair çalışma yapacağız.

Kasım ayı sonunda Davos benzeri bir ekonomi zirvesi planlıyoruz. Akdeniz ülkelerinden belediyelerden kişiler gelecek. Yeşil ödülleri de Mersin’in markalaşması için önemli bir adım. Bu kadar kapsamlı ilk kez verilen bir yeşil ödülü. Lojistik, tarım, turizm, yeşil yapı, yeşil lider, yeşil sanayi ödülleri var.

 

“SAVAŞ BİTTİĞİNDE YENİDEN CoRUSE GEMİLERİNE BAŞLAYABİLİRİZ”

Bizim kurtuluşumuzun biri de turizm. Hep kızıyoruz neden Antalya gibi olamadık diye ama Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı da söyledi bazen gecikmek fayda getirir dedi. 2026 turizm destinasyonlarına göre Mersin büyük artılar sağlıyor. Şu anda biz sıfırız ve yeniden başlayacağız. Antalya’nın dönüşmesine göre sıfırdan uyum sağlamak daha kolay.

Savaşlar bittiğinde yeniden coruse gemilerine başlayabiliriz. İyi yaylalarımız var. Gıdanın merkezi Yumuktepe var. Bu nimetleri artık ortaya çıkaracağız. Kültür Yolu Festivali başlangıcına bakanımız da gelecek.

Bizim Odak Kurul çalışmalarımız var ve sektörlerin yol haritalarını çiziyoruz. Turizm bizim geleceğimizde çok etkili olacak. Buraya kaliteli turist gelmesi açısından. Havayolunu direkt turist üzerinden planlayabileceğiz. Bakan gelmeden turizmle ilgili ne istemeliyiz nasıl bir yol haritası çizebiliriz görüşeceğiz” diye konuştu.